Çarşamba, Kasım 15, 2006

ucan da kuslara malum olsun

bugune;

bana "gidecegim buralardan.. silinip gidecegim" dedirten, kervan'a katip cile doldurtan o ilk gune;
var olusun basi degilse de devami olup "publish!" demekten ibaret sancisiz dogumlara...

ciceklere; renklerine ve kokularina,
siirlere; ruhlarina, uyaklarina ve okuyanlarina,
sehirlere; uzaklara,
sehrin kalabaliklarina,
kalabaliklar icindeki yalnizlara,
yildizlara,
yolculara, illa yolculara...

cayda sekenlere,

dalda sekenlere,
cizgide sekenlere...

cizgilere;

ince ve silik olan her seye...

boncuktan bir kus
ucurmayi bilenlere.

3 Comments:

Anonymous Adsız said...

konacak pencerene...

Kasım 20, 2006 5:10 ÖS  
Anonymous Adsız said...

GÖÇMEN
Sevdiklerimin başında bir bilmediğim
Görmediğim özlemediğim;
Özlediklerimin başında...

Yurdum olmadan sıladayım
Kimsem ölmeden yasta
Yollarda gözlediğim ne
Mektuplarda beklediğim ne

Nereden sürmüşler beni buralara nere;
Buralar nere,buralar nere...

Bir bildiğim olmalı,bilmez olmuşum
Bir derdim olmalı,gülmez olmuşum
Buralara konmuş,göçmen olmuşum
Bir derdim olmalı,gülmez olmuşum
Bülent ECEVİT

Ocak 29, 2007 8:35 ÖÖ  
Blogger The İbrahim Ortaç (e.b) said...

boncuktan bir kuşu uçurtmak için ve yüzdürmek için bir kuğuyu sadece mavi gerek bizlere... mavi bir gökyüzü mavi bir deniz ve masmavi barış dolu insan ufukları...

Eylül 04, 2009 2:47 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home