Pazartesi, Ekim 09, 2006

hosca kal kardesim deniz

cılkı çıkmış, felegi sasmıs, feri sonmus blogum,

mektubunu ald
ım bugun. diyorsun ki ne ben eski benim artik, ne sen eski sensin. oyle biraz.

seni dunyaya getirirkenki iki durtusunden biri "ad
ımı sakın baskası almasın" digeri de "acaba olsaydı nasıl gorunurdu" olan, ilk post'unda 'bir ben eksiktim, ahanda ben de geldim hoh hoh' deme ve 'cok buyuk gayelerim var, dunyayı da kurtaracam bununla' seklinde hedef koyma luksunu sayfasına yasatmamıs biri olarak bu geldigimiz noktada sana ihanet ettigimi dusunmuyorum. bir 'defter'im vardı, yıllardır agzını acıp tek kelime etmemis, sadakatle, hurmet ve sevgiyle kah gozlerini gozlerime dikip, kah basını one egip dinlemis, dinlemisti beni; hayırlı evlat yetistirmenin faziletine binaen bir tane de hemcinsi 'sayfa' olsun diyerek ise koyulduk ise simdi pisman mı olalım? Allah evlatlarımızdan cektirmesin, bu davranısın bana cok dokundu ama anne sefkati hos gordurmesin de ne yapsın.

mesele olansa durumun cozumsuzlugu. bana de ki 'asl
ına don, oyle olunca ben de donerim'. ahaha, de de goreyim. iste bu donme hic kolay degil. ben istemez miyim sanıyorsun? ozlemiyor muyum adını 'sayfa' koydugumun tek bir sayfadan ibaret, gozumun onunde, yeri yurdu belli oldugu gunleri? hala aklıma gelip gulumsetmiyor mu beni yegane okuyucum 'cos'un her yazıya yazdıgı yorumlar, ve usenmeden, belki de sebepsiz yere, hepsini silisim? yaptıgımın yeniden gelecegin zifiriligine gecmisin loslugundan ekmek kırıntıları bırakarak sessiz kimsesiz yurumek olmasından baska arzu ettigim nedir simdi?

sus ey blog; sayfa demeye
varmıyor dilim.
ve yagma yagmur, beni silip supurme.

15 Comments:

Anonymous salyasümdes said...

hmm...yok ya...yok be nel...yani senin blogun iyi hoş duruyor burdan böyle sanki?diğer blogları boşverelim şimdide:)
ne desem bilemedim.üç nokta koymak istemedim.keyfin yoksa yerine getirsem..ama napsam?sana bir şarkı mı armağan etsem..dur ediyorum.aydilge-yalnız değilsin. bu şarkının müziki,müziki hoşuma gitti.hadi bakalım.sözüde gelsin sana.hepsi gelsin tabi.
benden istediğin bişey varmı?
biraz özel mi oldu?

Ekim 10, 2006 10:26 ÖÖ  
Blogger NeLLy said...

cok tesekkur ederim des. operim seni buradan :)

Ekim 10, 2006 12:13 ÖS  
Blogger aylak adam said...

bu aralar ben yazmayı bırakmayı çok istedim ama bir türlü gitmedi elim. uzun zamandır düşünüyorum, yazmak da istemiyorum aslında am arada geliyor. alıyorum elime kalemi. İnsna yazınca zayıf düştüğünü hissediyor. İçindekileri başkası da bilince korumaya alıyor kendini. en azından ben kendi adıma konuşabilirim. Hal böyle olunca insanoğlunun en iyi çalışan sistemi devreye giriyor, savunma sistemi tabiki. Kendini dışa bağlayan ne varsa, söküp atıyorsun hayatından. Böylece korunuyorsun aklınca. Korkmuş, yalnız biri gibi siniyorsun bir kenera. Ama uzun sürmüyor korkun, merakın galip geliyor korkuna, doğrulup tekrar bakıyorsun dünyaya. Sonra unutuyorsun bütün yaşadıklarını. Kötü olan herşeyi unutmak gibi bir özelliği de var ya hani savunma sistemimizin, öyle oluyor işte. yeniden başlıyoruz hayata.
Hal böyleken nel, artık ne gerek var başladığın yere geri dönmeye, ya da ne lüzumu var ki çekip gitmenin şimdi seni özgür kılmayacaksa eğer.

Ekim 10, 2006 2:15 ÖS  
Blogger emircan said...

İlginç bir üslubunuz,farklı bir kişiliğiniz var.Şahsen bloğunuzu zevkle takip ediyorum.
Ben her bloğa farklı bir dünya gözüyle bakıyor mutlaka kendi payıma düşecek birşeyler çıkarıyorum.
Bu vesileyle çalışmalarınızda,derslerinizde başarılar diliyor,sizin dünyanızı bloğunuzdan takip edebilmeyi umuyorum.Selametle...

Ekim 10, 2006 4:46 ÖS  
Anonymous passive said...

neelll yapma yahu olmuyor öyle bak söyliiim :P hem sen nelly nin o fincanı düşürüp kırışını bilmez misin?
bunu konuşarak halledebiliriz

Ekim 11, 2006 12:44 ÖS  
Blogger NeLLy said...

might, kirpilerin dilemmasi iste bu dedigin. ve caresiz kirpiler olarak icimizdekilere ve disimizdakilere bir yakinlasip bir uzaklasarak omrumuzu tuketmeye mahkumuz. yine de 'cekip gitmek' deyimi agir geldi bana; ardinda gozu yasli yavrular birakip gidebilir miyim ben? (peki 'benzin vardi da biz mi ictik')

..

emir bey, dilekleriniz icin cok tesekkur ederim. bilmesem, kendimi cok orijinal marjinal falan sanacagim yalniz. dunyam dediginiz bir ufacik ficicik ici dolu tursucuk. bu eksi tad, bu kotu koku sigmiyor ficiya tasiyor, buralari sariyor goruyorsunuz ki.

..

passivecan, yoksa okuyor musun kitabi?? aman Allahim!! hayir hayir, utanirim konusamam.

Ekim 11, 2006 3:18 ÖS  
Anonymous pass said...

kitap bitmedi bitmeyecek yani okumak , kaç kez olur bilmem
ama o sahne hakkaten unutulmaz ve dosto aşkına ey nelly!..
:))

Ekim 11, 2006 4:22 ÖS  
Blogger NeLLy said...

supersin pass, baska bi sey demiyorum.

vanya askina ve sirlariyla kaybolanlar askina.
olmek istiyorum bu aksam.

Ekim 11, 2006 5:20 ÖS  
Anonymous pass said...

ah nelly yapma diyorum ramazan aşkına ve sıcak pide ve çay ve arada eriyip giden peynirler aşkına ve onları hayal etiiğin gurbetteki gözyaşların aşkına yapmaaaaa
ve kaybolup gitmesin sırlarıyla kimse (ki kaybolabilinemez) sırları aşikar etmek değil "çok konuşalım dikkat çekmeyelim"dir asıl mevzuuu
anlatacağını anlat ve karnavala dönüştür dünyayı bazen salya sümük :P

Ekim 12, 2006 4:47 ÖÖ  
Blogger NeLLy said...

beni birakiin beni birakiin beni birakin bu caddelerde..

konuyla alakasi yok da oyle aklima geldi bu sarki.

Ekim 12, 2006 6:11 ÖÖ  
Blogger aylak adam said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

Ekim 12, 2006 7:10 ÖÖ  
Anonymous e. said...

arşiv kalacak ama, değil mi?

Ekim 15, 2006 1:57 ÖÖ  
Blogger NeLLy said...

aksama kadar hepsini kopyaladiniz kopyaladiniz. yoksa gidiyorlar.
saka saka.
e., isin asli ben bu yazidan bir daha yazmayacagim sonucunun cikarilmasinin saskinligini atamadim ustumden hala.
ama su var ki insanoglu kendinden bekleneni gerceklestiriyor. bana 'yaparsin oglum aslansin sen, kocsun' desinler, gorun neler yapiyorum. 'yok kizim nel, bu yazidan sonra sen iflah olmazsin artik bitmis senin isin'. heh heh bu da saka tabi.

**

o degil de ben yukarda ikinci yorumda tat yazacagima tad yazmisim. cok yakin zamanda boyle yazmis birini gormus ahah yanlis yazmis demistim. iste ne cekiyorsam dilimden.

Ekim 16, 2006 8:16 ÖÖ  
Blogger tripoli said...

Blogunuzu geçen hafta keşfettim.Blogu okumaya tersten başladım ve okurken de çok zevk aldım.Ödev ve sınavların sıkıntısından uzaklaşmamı sağladı ama üst taraftaki yazılara doğru çıktıkça nedense yeniden yazmak istemediğinizi gördüm.Benim gibi ifade özürlü [ :) ] birisi bile blog yazarken sizin yazmamanız üzücü geldi.Benim daha yeni okuduğum şeylerin 1-2 yıl önce yazıldığını görmem yıldızların ışığının bize yıllar sonra gelmesini hatırlattı(yani biz göğe bakıp ne güzel bir yıldız dediğimizde aslında o yıldız belki de artık orada değil).Biraz uzattım kusura bakmayın ama buraya yazmayacaksanız bari bi kitap falan çıkarın.İyi günler

Mayıs 08, 2007 2:26 ÖS  
Blogger NeLLy said...

sevgili tripoli, yazarlik ve guzel olan tum eylemlere baslarken pazarliktan uzak durmani tavsiye ederim. o isi o an icin iyi yapamiyor olman seni yapmak istedigin ve dogru oldugunu bildigin bir ise girismekten alikoymasin.

yazdiklarimi severek okuman benim memnuniyetimdir. yildiz benzetmesi ve kitap yazma onerini de fazlasiyla coskuyla karsiladim ("vaov!" seklinde). tesekkur ederim. yildizlari bilmem ama ben buralardayim. okumam gereken ne kadar cok kitap oldugunu hesap edince kitap yazmak bana o bahsettigin yildizlardan daha bile uzak gelir. ayrica tipki senin gibi benim de sinav ve odevlerle dolu bir okul hayatim var (en azindan bir yil daha.)

gordun mu bak ben de uzattim. yorum da yazmiyordum aslinda ama email adresini vermemissin.
selamlar.

Mayıs 08, 2007 4:25 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home